Ara
cubrir
01
örtmek
poner algo encima de otra cosa para taparla o protegerla
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
cubro
3. tekil kişi
cubre
şimdiki zaman ortacı
cubriendo
basit geçmiş zaman
cubrió
geçmiş zaman ortacı
cubierto
Örnekler
La manta cubre toda la cama.
Battaniye tüm yatağı örtüyor.
02
haber vermek, kapsamak
informar o reportar sobre un hecho o evento
Örnekler
La prensa cubre todos los acontecimientos importantes.
Basın, tüm önemli olayları kapsar.
03
karşılamak, üstlenmek
pagar una cantidad suficiente para compensar un gasto o deuda
Örnekler
La beca cubre la matrícula universitaria.
Burs, üniversite harçlarını karşılar.
04
doldurmak, işgal etmek
ocupar un espacio o una posición disponible
Örnekler
Los nuevos empleados cubrirán los turnos de noche.
Yeni çalışanlar gece vardiyalarını karşılayacak.



























