pinchar
[past form: pinché][present form: pincho]
01
patlak yapmak, lastiği patlamak
hacer que una rueda pierda aire por un agujero o pinchazo
Örnekler
El camión pinchó en medio del viaje.
Kamyon yolculuğun ortasında lastiğini patlattı.
02
enjekte etmek, iğne yapmak
inyectarse una sustancia en el cuerpo con una aguja
Örnekler
Para algunas enfermedades, es necesario pincharse regularmente.
Bazı hastalıklar için düzenli olarak iğne yapmak gereklidir.
03
patlamak, delinmek
romperse o perforarse una rueda causando una pérdida de aire
Örnekler
La rueda se pinchó y tuvimos que empujar el coche.
Lastik patladı ve arabayı itmek zorunda kaldık.



























