hacer
ha
a
a
cer
ˈθeɾ
ther
haber

"hacer"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

hacer
01

yapmak

realizar una acción 
hacer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
hago
3. tekil kişi
hace
şimdiki zaman ortacı
haciendo
basit geçmiş zaman
hice
geçmiş zaman ortacı
hecho
Örnekler
Hago la tarea todos los días. 

Her gün ödevimi yaparım.

02

hazırlamak, yaratmak

preparar o crear algo 
hacer definition and meaning
Örnekler
Hago una torta para mi cumpleaños. 

Yapıyorum doğum günüm için bir pasta.

03

yapmak

producir, crear o construir algo 
hacer definition and meaning
Örnekler
Él quiere hacer una escultura de madera. 

O, ahşap bir heykel yapmak istiyor.

04

yapmak, neden olmak

provocar que algo suceda o que alguien actúe de cierta manera 
hacer definition and meaning
Örnekler
La película me hizo llorar. 

Film beni ağlattı.

05

olmak

cambiar de estado, profesión o situación 
Örnekler
Me hice médico después de muchos años de estudio. 

Yıllarca süren çalışmanın ardından doktor oldum.

06

etmek

verbo impersonal usado para indicar la duración transcurrida de algo 
Örnekler
Hace dos años que vivimos aquí. 

Burada yaşamamız etmek iki yıl oldu.

07

olmak

verbo impersonal usado para describir condiciones meteorológicas 
Örnekler
Hoy hace mucho calor. 

Bugün hava yapmak çok sıcak.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store