hacer
Pronunciation
/aθˈɛɾ/

"hacer"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

hacer
[past form: hice][present form: hago]
01

yapmak

realizar una acción
hacer definition and meaning
example
Örnekler
Siempre hago lo posible para ayudar.
Yardım etmek için her zaman elimden geleni yaparım.
02

hazırlamak, yaratmak

preparar o crear algo
hacer definition and meaning
example
Örnekler
Siempre hago café por la mañana.
Her sabah kahve yaparım.
03

yapmak

producir, crear o construir algo
hacer definition and meaning
example
Örnekler
Ella hizo un dibujo muy bonito.
O çok güzel bir çizim yaptı.
04

olmak

cambiar de estado, profesión o situación
example
Örnekler
Los niños se hicieron mayores muy rápido.
Çocuklar çok hızlı büyüdü.
05

etmek

verbo impersonal usado para indicar la duración transcurrida de algo
example
Örnekler
Hace tres semanas que empezó el curso.
Yapmak üç haftadır kurs başladı.
06

olmak

verbo impersonal usado para describir condiciones meteorológicas
example
Örnekler
En primavera hace buen tiempo.
İlkbaharda hava güzel olur.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store