cuidar
01
bakmak, gözetmek
prestar atención y proteger a alguien o algo para que esté seguro o en buen estado
Örnekler
Él cuida su salud con ejercicio y dieta.
O, egzersiz ve diyetle sağlığına özen gösterir.
02
bakıcılık yapmak, çocuk bakmak
atender y vigilar a un niño cuando sus padres no están
Örnekler
Mis abuelos cuidan de nosotros cuando nuestros padres salen.
Ailemiz dışarı çıktığında büyükannem ve büyükbabamız bize bakarlar.
03
kendine iyi bakmak, sağlığına dikkat etmek
prestar atención y proteger la propia salud o bienestar
Örnekler
Debemos cuidarnos durante el invierno.
Kış boyunca kendimize dikkat etmeliyiz.



























