Ara
involuntarily
01
istem dışı, istemeyerek
without conscious control or will
Örnekler
The child cried out involuntarily after the loud bang.
Çocuk, yüksek patlamanın ardından istem dışı bağırdı.
02
istemsizce, rızası olmadan
without personal consent or choice
Örnekler
The soldiers were involuntarily held as prisoners of war.
Askerler istemsizce savaş esiri olarak tutuldular.
Leksikal Ağaç
involuntarily
voluntarily
voluntary
voluntar



























