intrusion
Pronunciation
/ˌɪnˈtɹuʒən/

"intrusion"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Intrusion
01

giriş, tecavüz

the act of entering an area that was previously unoccupied or reserved
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
intrusions
Örnekler
His thoughts were an unwelcome intrusion during the lecture.
Düşünceleri, ders sırasında istenmeyen bir müdahale idi.
02

izinsiz giriş, tecavüz

entry into a place or situation without permission, invitation, or welcome
Örnekler
Do n't take this as an intrusion into your affairs.
Bunu işlerinize bir müdahale olarak almayın.
03

izinsiz giriş, mülk ihlali

the act of entering someone else's property without legal right or consent
Örnekler
He was fined for intrusion into the protected wildlife area.
Korunan yaban hayatı alanına girme nedeniyle para cezasına çarptırıldı.
04

sızma, magmatik enjeksiyon

(geology) the injection of magma into existing rock formations underground
Örnekler
The intrusion cooled slowly underground, forming large crystals.
Sızma yavaşça yeraltında soğudu ve büyük kristaller oluşturdu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store