introvert
int
ˈɪnt
int
ro
roʊ
ro
vert
ˌvɜrt
vırt
/ˈɪntɹəvˌɜːt/

"introvert"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Introvert
01

içe dönük kimse

(psychology) a person who is preoccupied with their own thoughts and feelings rather than the external world
introvert definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
introverts
Örnekler
As an introvert, she finds solace in reading.
Bir içe dönük olarak, okumakta teselli buluyor.
introvert
01

içedönük

quiet and shy and wanting to spend time with oneself instead of with others
introvert definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most introvert
karşılaştırma derecesi
more introvert
derecelendirilebilir
Örnekler
Mary is an introvert writer who enjoys the introspective process of storytelling.
Mary, hikaye anlatmanın içe dönük sürecinden keyif alan içe dönük bir yazardır.
to introvert
01

içine kapanmak, kendine yönelmek

to concentrate one's interests, attention, or feelings upon oneself
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
introvert
3. tekil kişi
introverts
şimdiki zaman ortacı
introverting
basit geçmiş zaman
introverted
geçmiş zaman ortacı
introverted
Örnekler
The artist introverted in the studio, working silently for hours on a single painting.
Sanatçı stüdyoda içine kapandı, tek bir resim üzerinde saatlerce sessizce çalışarak.
02

içe dönük yapmak, içine kapanmak

to cause someone to become more inward‑focused or psychologically introverted
Örnekler
The relentless media attention introverted the celebrity, prompting a retreat from public life.
Amansız medya ilgisi, ünlüyü içedönük hale getirdi, kamusal yaşamdan çekilmesine neden oldu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store