Ara
to impart
01
aktarmak
to make information, knowledge, or a skill known or understood
Transitive: to impart information or knowledge
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
impart
3. tekil kişi
imparts
şimdiki zaman ortacı
imparting
basit geçmiş zaman
imparted
geçmiş zaman ortacı
imparted
Örnekler
The mentor has imparted crucial skills that proved invaluable throughout the intern's career.
Mentor, stajyerin kariyeri boyunca paha biçilmez olduğu kanıtlanan çok önemli becerileri aktardı.
02
aktarmak, iletmek
to give or transfer a particular quality or characteristic to something
Ditransitive: to impart a quality or characteristic to sb/sth
Örnekler
The book 's purpose is to impart a sense of hope to readers facing adversity.
Kitabın amacı, zorluklarla karşılaşan okuyuculara bir umut duygusu aşılamaktır.
Leksikal Ağaç
imparting
impart



























