Ara
to grumble
01
söylenmek
to complain quietly or softly, often in a way that others cannot hear or understand
Intransitive: to grumble | to grumble about sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
grumble
3. tekil kişi
grumbles
şimdiki zaman ortacı
grumbling
basit geçmiş zaman
grumbled
geçmiş zaman ortacı
grumbled
Örnekler
She grumbled under her breath when she missed the bus.
Otobüsü kaçırdığında söylendi.
02
homurdanmak, söylenmek
to emit a low, continuous sound
Intransitive
Örnekler
The old car engine would grumble loudly before finally starting up on cold mornings.
Eski araba motoru, soğuk sabahlarda nihayet çalışmadan önce yüksek sesle homurdanırdı.
03
söylenmek, homurdanmak
to express dissatisfaction or annoyance about something to someone else
Transitive: to grumble one's attitude or sentiments
Örnekler
They have grumbled their complaints about the project delays.
Proje gecikmeleri hakkında şikayetlerini homurdandılar.
Grumble
01
homurdanma, söylenme
a loud low dull continuous noise
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
grumbles
02
söylenme, homurdanma
a complaint uttered in a low and indistinct tone



























