Ara
to grimace
01
yüz ekşitmek, kaş çatmak
to twist our face in an ugly way because of pain, strong dislike, etc., or when trying to be funny
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
grimace
3. tekil kişi
grimaces
şimdiki zaman ortacı
grimacing
basit geçmiş zaman
grimaced
geçmiş zaman ortacı
grimaced
Örnekler
The child grimaced in pain as the doctor examined his injured arm.
Doktor yaralı kolunu muayene ederken çocuk acı içinde yüzünü buruşturdu.
Grimace
01
kaş çatması
a twisted facial expression indicating pain, disgust or disapproval
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
grimaces
Örnekler
The teacher 's stern grimace warned the students to behave.
Öğretmenin sert yüz ifadesi, öğrencilere uslu durmaları uyarısında bulundu.



























