antic
Pronunciation
/ˈæntɪk/

"antic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

antic
01

tuhaf

behaving or acting in a way that is funny, energetic, or silly, it is usually annoying or strange
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most antic
karşılaştırma derecesi
more antic
derecelendirilebilir
Örnekler
His antic remarks during the meeting were distracting.
Toplantı sırasındaki acayip sözleri dikkat dağıtıcıydı.
Antic
01

soytarılık, palyaçoluk

a ridiculous, exaggerated, or bizarre action performed to entertain or amuse others, often in a playful or clownish way
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
antics
Örnekler
The actor's antic on stage broke the tension of the serious play.
Aktörün sahnedeki soytarılığı ciddi oyunun gerginliğini kırdı.
02

ahmaklık

(plural) actions or behavior that are foolish, reckless, or disruptive, often creating risk or trouble
Örnekler
The children 's wild antics in the supermarket annoyed other shoppers.
Süpermarketteki çocukların çılgınlıkları diğer alışveriş yapanları rahatsız etti.
to antic
01

maskaralık yapmak

to behave in a ridiculous or absurd manner, often for entertainment or amusement
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
antic
3. tekil kişi
antics
şimdiki zaman ortacı
anticking
basit geçmiş zaman
anticked
geçmiş zaman ortacı
anticked
Örnekler
Tomorrow, she will antic in the school play, showcasing her talent for physical comedy.
Yarın, okul oyununda şaklabanlık yapacak, fiziksel komedi yeteneğini sergileyecek.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store