Ara
to go by
[phrase form: go]
01
geçmek (zaman)
to pass a certain point in time
Intransitive
Örnekler
It 's amazing how quickly the years go by as we get older.
Yaşlandıkça yılların ne kadar hızlı geçtiği inanılmaz.
02
geçmek, yanından geçmek
to pass by someone or something
Intransitive
Örnekler
As I was standing at the street corner, I saw a parade go by.
Sokak köşesinde dururken, bir geçit töreninin yanından geçtiğini gördüm.
03
olarak bilinmek, adıyla anılmak
to be known or referred to by a specific name or title
Transitive: to go by a name or title
Örnekler
Our company goes by the name ' Tech Innovators, Inc.' in the business world.
Şirketimiz iş dünyasında 'Tech Innovators, Inc.' adıyla anılır.
04
uymak, takip etmek
to adhere to or follow a specific standard, guideline, or principle
Transitive: to go by a standard or guideline
Örnekler
To succeed in school, it 's essential to go by the study schedule you've set for yourself.
Okulda başarılı olmak için, kendiniz için belirlediğiniz çalışma programını uymak çok önemlidir.
05
-e göre davranmak
to form an opinion or judgement based on the information or experience one already has
Transitive: to go by available information or experience
Örnekler
When evaluating job candidates, employers often go by the applicants' resumes.
İş adaylarını değerlendirirken, işverenler genellikle başvuranların özgeçmişlerine göre hareket eder.



























