glossy
glo
ˈglɔ
glo
ssy
si
si
British pronunciation
/ɡlˈɒsi/

"glossy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

glossy
01

düz ve parlak

shiny and smooth in a pleasant way
glossy definition and meaning
example
Örnekler
The glossy varnish on the wooden furniture enhanced its natural beauty, highlighting the grain.
Ahşap mobilyadaki parlak cila, doğal güzelliğini artırarak damarını öne çıkardı.
1.1

yumuşak ve parlak

(of paper or magazine) having a shiny or polished surface, typically because of a coating
example
Örnekler
She admired the glossy cover of the book as she placed it on the shelf.
Kitabı rafa yerleştirirken kitabın parlak kapağını hayranlıkla inceledi.
02

parlak, gösterişli

showy in appearance, often implying wealth
example
Örnekler
His glossy presentation highlighted the elite aspects of the brand.
Onun parlak sunumu, markanın seçkin yönlerini vurguladı.
Glossy
01

parlak, parlak fotoğraf

a photograph that has a shiny finish, often printed on smooth paper for enhanced color and clarity
example
Örnekler
The magazine featured a glossy of the celebrity on its cover.
Dergi, ünlünün bir glossysini kapağında yayınladı.
02

parlak dergi, lüks dergi

a magazine characterized by its high-quality paper and shiny finish
example
Örnekler
The glossy ’s stunning photography made it a must-read for art enthusiasts.
Parlak derginin çarpıcı fotoğrafçılığı, sanat meraklıları için okunması gereken bir eser haline getirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store