Ara
glossy
Örnekler
The glossy varnish on the wooden furniture enhanced its natural beauty, highlighting the grain.
Ahşap mobilyadaki parlak cila, doğal güzelliğini artırarak damarını öne çıkardı.
1.1
yumuşak ve parlak
(of paper or magazine) having a shiny or polished surface, typically because of a coating
Örnekler
She admired the glossy cover of the book as she placed it on the shelf.
Kitabı rafa yerleştirirken kitabın parlak kapağını hayranlıkla inceledi.
Glossy
01
parlak, parlak fotoğraf
a photograph that has a shiny finish, often printed on smooth paper for enhanced color and clarity
Örnekler
The magazine featured a glossy of the celebrity on its cover.
Dergi, ünlünün bir glossysini kapağında yayınladı.
02
parlak dergi, lüks dergi
a magazine characterized by its high-quality paper and shiny finish
Örnekler
The glossy ’s stunning photography made it a must-read for art enthusiasts.
Parlak derginin çarpıcı fotoğrafçılığı, sanat meraklıları için okunması gereken bir eser haline getirdi.
Leksikal Ağaç
glossily
glossiness
glossy
gloss



























