Ara
to gaze
01
gözünü dikmek
to look at someone or something without blinking or moving the eyes
Intransitive: to gaze somewhere
Örnekler
During the romantic dinner, they gazed into each other's eyes, sharing a silent connection.
Romantik akşam yemeği sırasında, birbirlerinin gözlerine baktılar, sessiz bir bağ paylaştılar.
Gaze
01
a steady, prolonged look at someone or something



























