Ara
fleet
Fleet
01
filo
a group of aircraft belonging to and operated by the same company or organization
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
fleets
Örnekler
The airline expanded its fleet with new long-range jets.
Havayolu şirketi, yeni uzun menzilli jetlerle filosunu genişletti.
Örnekler
The Pacific Fleet was deployed near the coast.
Pasifik Filosu kıyı yakınına konuşlandırıldı.
03
filo, donanma
a group of steamships owned and operated by the same company
Örnekler
The shipping line managed a fleet of twenty steamers.
Denizcilik şirketi, yirmi buharlı gemiden oluşan bir filoya sahipti.
04
filo, araç filosu
a group of vehicles, such as cars, trucks, or buses, owned or operated by a single organization
Örnekler
The delivery company operates a fleet of electric vans.
Teslimat şirketi, elektrikli minibüslerden oluşan bir filo işletiyor.
to fleet
01
yok olmak
to fade away gradually
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
fleet
3. tekil kişi
fleeets
şimdiki zaman ortacı
fleeeting
basit geçmiş zaman
fleeeted
geçmiş zaman ortacı
fleeeted
Örnekler
The memories fleet from my mind like morning mist dissipating in the sunlight.
Anılar, güneş ışığında dağılan sabah sisi gibi zihnimden kaybolur.
02
hızlıca geçmek
to move swiftly or quickly, often with a sense of transience or impermanence
Örnekler
The deer fleet through the forest, their movements barely audible among the trees.
Geyikler ormanın içinden hızla geçer, hareketleri ağaçlar arasında zar zor duyulur.



























