favorite
fa
ˈfeɪ
fei
vo
rite
rɪt
rit
favourite

"favorite"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Favorite
01

favori

someone or something that one likes more among others of the same kind 
favorite definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
favorites
Örnekler
Ice cream is my favorite dessert, especially the chocolate flavor. 

Dondurma, özellikle çikolata aroması, benim favori tatlımdır.

02

gözde, birincil

a person particularly loved or cherished 
Örnekler
She was the teacher's favorite in the class. 

Sınıfta öğretmenin favorisi oydu.

03

favori, gözde

a competitor considered most likely to win a contest 
Örnekler
The athlete was the favorite to take the gold medal. 

Sporcu altın madalyayı almak için favoriydi.

04

favoriler

a saved record of a file, webpage, or location for easy future access 
Örnekler
He added the website to his favorites for quick reference. 

Hızlı başvuru için web sitesini sık kullanılanlar'ına ekledi.

favorite
01

favori

liked or preferred the most among the rest that are from the same category 
favorite definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
His favorite hobby is playing guitar in his free time. 

Onun favori hobisi boş zamanlarında gitar çalmaktır.

to favorite
01

beğenilere eklemek

to mark, like, or save online content for easy access or future reference 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
favorite
3. tekil kişi
favorites
şimdiki zaman ortacı
favoriting
basit geçmiş zaman
favorited
geçmiş zaman ortacı
favorited
Örnekler
She favorited the article to read later. 

O, daha sonra okumak için makaleyi favorilere ekledi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store