Ara
to fall back
01
geri çekilmek, geri adım atmak
to move back, often from a challenging situation or conflict
Örnekler
During the battle, the troops were ordered to fall back to regroup and reinforce their positions.
Savaş sırasında, birliklere yeniden gruplanmak ve pozisyonlarını güçlendirmek için geri çekilme emri verildi.
02
geri düşmek, arkaya doğru yıkılmak
to suddenly lose one's balance and fall backward
Örnekler
The unstable chair gave way, causing him to fall back unexpectedly, surprising those around him.
Dengesiz sandalye çöktü, onu beklenmedik bir şekilde geriye düşürdü, etrafındakileri şaşırttı.
03
geri dönmek, tekrar düşmek
to revert to a previous state of bad behavior, habit, or practice, especially after making an effort to change
Örnekler
The athlete struggled not to fall back into unhealthy eating habits during the off-season.
Atlet, sezon dışında sağlıksız beslenme alışkanlıklarına dönmemek için mücadele etti.
04
yedek olarak kullanmak, başvurmak
to rely on something as a backup or alternative plan
Örnekler
When faced with uncertainty, it's essential to have a reliable plan to fall back on.
Belirsizlikle karşılaşıldığında, güvenebileceğiniz güvenilir bir plana sahip olmak esastır.
05
küçültmek, azaltmak
to reduce in number or value
Örnekler
Company profits fell back due to increased competition in the market.
Şirket karları, pazardaki artan rekabet nedeniyle geriledi.



























