extraordinary
ext
ɛkst
ekst
ra
or
ɔ:
aw
dina
dən
dēn
ry
ri
ri
ordinary

"extraordinary"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

extraordinary
01

fevkalade

remarkable or very unusual, often in a positive way 
extraordinary definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most extraordinary
karşılaştırma derecesi
more extraordinary
derecelendirilebilir
Örnekler
The chef's culinary skills were extraordinary, creating dishes that delighted the palate. 

Şefin mutfak becerileri olağanüstü idi, damak zevkini memnun eden yemekler yaratıyordu.

02

olağanüstü, sıra dışı

far beyond what is normal or typical 
Örnekler
The project required extraordinary effort. 

Proje, olağanüstü bir çaba gerektirdi.

03

olağanüstü, özel

(of an official) performing a special or unusual function beyond the regular duties 
Örnekler
The ambassador was appointed as an extraordinary envoy for special missions. 

Büyükelçi, özel görevler için olağanüstü bir elçi olarak atandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store