external
ex
ˈɪks
iks
ter
tɜ:
nal
nəl
nēl
eternal

"external"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

external
01

dış

located on the outer surface of something 
external definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The building’s external walls were insulated to improve energy efficiency. 

Binanın dış duvarları enerji verimliliğini artırmak için yalıtıldı.

02

harici, dış

relating to a source outside a specific situation or context 
Örnekler
During a business negotiation, external factors such as market conditions and economic trends can influence the outcome. 

Bir iş görüşmesi sırasında, piyasa koşulları ve ekonomik eğilimler gibi dış faktörler sonucu etkileyebilir.

03

harici, dış

related to the outer layer or structure of something 
Örnekler
The external appearance of the building was impressive, with its modern architecture and sleek design. 

Binanın dış görünüşü, modern mimarisi ve şık tasarımıyla etkileyiciydi.

04

yabancı, dış

involving or relating to other countries 
Örnekler
The government discussed external trade agreements. 

Hükümet, dış ticaret anlaşmalarını tartıştı.

05

yüzeysel, dışsal

appearing superficial or concerned only with outward aspects 
Örnekler
Her interest in the project seemed purely external. 

Projeye olan ilgisi tamamen dışsal görünüyordu.

External
01

dış görünüş, dış yüzey

the outward or visible features of something 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
externals
Örnekler
The external of the building was freshly painted. 

Binanın dış kısmı taze boyandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store