external
Pronunciation
/ɪkˈstɝnəɫ/

"external"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

external
01

dış

located on the outer surface of something
external definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The external surface of the container was coated to prevent rust.
Konteynerin dış yüzeyi paslanmayı önlemek için kaplandı.
02

harici, dış

relating to a source outside a specific situation or context
Örnekler
During a business negotiation, external factors such as market conditions and economic trends can influence the outcome.
Bir iş görüşmesi sırasında, piyasa koşulları ve ekonomik eğilimler gibi dış faktörler sonucu etkileyebilir.
03

harici, dış

related to the outer layer or structure of something
Örnekler
The external appearance of the building was impressive, with its modern architecture and sleek design.
Binanın dış görünüşü, modern mimarisi ve şık tasarımıyla etkileyiciydi.
04

yabancı, dış

involving or relating to other countries
Örnekler
External conflicts affected the country's economy.
Dış çatışmalar ülkenin ekonomisini etkiledi.
05

yüzeysel, dışsal

appearing superficial or concerned only with outward aspects
Örnekler
The discussion focused on external factors rather than substance.
Tartışma, özden ziyade dışsal faktörlere odaklandı.
External
01

dış görünüş, dış yüzey

the outward or visible features of something
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
externals
Örnekler
Engineers inspected the external of the bridge for damage.
Mühendisler, hasar için köprünün dışını inceledi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store