Ara
ambivalent
01
kararsız
having contradictory views or feelings about something or someone
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most ambivalent
karşılaştırma derecesi
more ambivalent
derecelendirilebilir
Örnekler
She was ambivalent about the movie, enjoying some aspects while finding others disappointing.
Film hakkında ikircikliydi, bazı yönlerini beğenirken diğerlerini hayal kırıklığı olarak buldu.
Leksikal Ağaç
ambivalent
ambival



























