Ara
to enjoin
01
bir işi yapmaya zorlamak
to tell someone to do something by ordering or instructing them
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
enjoin
3. tekil kişi
enjoins
şimdiki zaman ortacı
enjoining
basit geçmiş zaman
enjoined
geçmiş zaman ortacı
enjoined
Örnekler
The company policy enjoins employees to report any suspicious activity to their supervisors immediately.
Şirket politikası, çalışanlardan şüpheli herhangi bir faaliyeti derhal amirlerine bildirmelerini emreder.
02
emretmek
to forbid someone from doing something by legal order
Örnekler
The contract enjoined the parties from disclosing sensitive information to third parties.
Sözleşme, tarafları hassas bilgileri üçüncü şahıslara açıklamaktan men etti.
Leksikal Ağaç
enjoining
enjoinment
enjoin



























