Ara
to endow
01
bağışlamak
to provide a gift or quality, to someone or something, often implying a permanent gift or quality
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
endow
3. tekil kişi
endows
şimdiki zaman ortacı
endowing
basit geçmiş zaman
endowed
geçmiş zaman ortacı
endowed
Örnekler
The professor 's lecture endows his students with a deeper understanding of the subject matter.
Profesörün dersi, öğrencilerine konuya dair daha derin bir anlayış bahşeder.
02
bağışlamak, donatmak
furnish with an endowment
Leksikal Ağaç
endowed
endowment
endow



























