Ara
to embarrass
01
mahcup etmek
to make a person feel ashamed, uneasy, or nervous, especially in front of other people
Transitive: to embarrass sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
embarrass
3. tekil kişi
embarrasses
şimdiki zaman ortacı
embarrassing
basit geçmiş zaman
embarrassed
geçmiş zaman ortacı
embarrassed
Örnekler
His clumsy fall embarrassed him in front of his colleagues.
Sakar düşüşü, meslektaşlarının önünde onu utandırdı.
02
engellemek, zorlaştırmak
o create obstacles or difficulties that hinder the progress or accomplishment of something
Transitive: to embarrass a process or activity
Örnekler
The strict rules embarrassed the team's efforts to adapt quickly to changing conditions.
Katı kurallar, ekibin değişen koşullara hızla uyum sağlama çabalarını engelledi.
Leksikal Ağaç
disembarrass
embarrassed
embarrassing
embarrass



























