Ara
to amass
01
biriktirmek (bilgi, para)
to gather a large amount of money, knowledge, etc. gradually
Transitive: to amass sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
amass
3. tekil kişi
amasses
şimdiki zaman ortacı
amassing
basit geçmiş zaman
amassed
geçmiş zaman ortacı
amassed
Örnekler
Through careful saving and investment, they amass enough funds to retire comfortably.
Dikkatli bir şekilde tasarruf ederek ve yatırım yaparak, rahat bir emeklilik için yeterli fon biriktirirler.
02
biriktirmek, toplamak
to gather or come together into one group or place
Intransitive
Örnekler
A crowd amassed at the town square for the festival.
Bir kalabalık festival için şehir meydanında toplandı.



























