
Ara
dusty
Example
The neglected bookshelf was dusty, with cobwebs clinging to the corners.
İhmal edilmiş kitaplık tozlu,kirlendi, köşelerde örümcek ağları yapışmıştı.
The abandoned attic was filled with dusty old furniture and forgotten belongings.
Terkedilmiş çatı katı, tozlu ve kirlendi eski mobilyalarla ve unutulmuş eşyalarla doluydu.
02
eskimiş, değersizleşmiş
lacking originality or spontaneity; no longer new
word family
dust
Noun
dusty
Adjective
dustiness
Noun
dustiness
Noun

Yakın Kelimeler