disorder
dis
ˈdɪs
dis
or
ɔr
or
der
dər
der
/dɪsˈɔːdɐ/

"disorder"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Disorder
01

bozukluk

a disease, illness, or medical condition that impairs normal physical or mental function
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
disorders
Örnekler
Neurological disorders often require specialist care.
Nörolojik bozukluklar genellikle uzman bakım gerektirir.
02

kargaşa, düzensizlik

conduct that causes public unrest
Örnekler
Loud, repeated protests late at night were declared a public nuisance and a source of disorder.
Gece geç saatlerde yapılan yüksek sesli, tekrarlanan protestolar kamu rahatsızlığı ve düzensizlik kaynağı olarak ilan edildi.
03

düzensizlik, karışıklık

a state in which things are not arranged as expected
Örnekler
The kitchen fell into disorder after the cooking session.
Mutfak, yemek pişirme seansından sonra düzensizliğe düştü.
to disorder
01

dağıtmak, düzensizleştirmek

to bring disorganization or untidiness to a system, arrangement, or place
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
disorder
3. tekil kişi
disorders
şimdiki zaman ortacı
disordering
basit geçmiş zaman
disordered
geçmiş zaman ortacı
disordered
Örnekler
Miscommunication disordered the workflow in the office.
Yanlış iletişim ofisteki iş akışını düzensizleştirdi.
02

aklını karıştırmak, düşüncelerini bozmak

to disturb someone's mind
Örnekler
Criticism from his boss disordered him greatly.
Patronunun eleştirileri onu büyük ölçüde düzensizleştirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store