Ara
dismally
01
kasvetle
in a gloomy, depressing, or hopeless manner
Örnekler
She sighed dismally as she read the disappointing news.
Hayal kırıklığına uğratan haberi okurken kasvetli bir şekilde iç çekti.
02
kötü bir şekilde, berbat bir şekilde
in a very poor, ineffective, or disappointing manner
Örnekler
The film was dismally reviewed by critics.
Film, eleştirmenler tarafından berbat bir şekilde incelendi.



























