to dilate
Pronunciation
/ˌdaɪˈɫeɪt/

"dilate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to dilate
01

genişlemek

to increase in size or width
Intransitive
to dilate definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
dilate
3. tekil kişi
dilates
şimdiki zaman ortacı
dilating
basit geçmiş zaman
dilated
geçmiş zaman ortacı
dilated
Örnekler
As the temperature rose, the material was dilating, causing it to expand.
Sıcaklık yükseldikçe, malzeme genişliyordu, bu da onun genişlemesine neden oluyordu.
02

uzun uzadıya konuşmak, ayrıntılı olarak anlatmak

to speak extensively or at length
Intransitive: to dilate upon a topic
Örnekler
During the lecture, the scientist dilated upon the complexities of quantum mechanics
Ders sırasında, bilim insanı kuantum mekaniğinin karmaşıklıkları üzerinde uzun uzadıya konuştu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store