difficult
Pronunciation
/ˈdɪfɪˌkʌlt/

"difficult"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

difficult
01

zor

needing a lot of work or skill to do, understand, or deal with
difficult definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most difficult
karşılaştırma derecesi
more difficult
derecelendirilebilir
Örnekler
Understanding Shakespearean language in his plays can be difficult for high school students.
Shakespeare'in oyunlarındaki dilini anlamak lise öğrencileri için zor olabilir.
02

sorun yaratan

creating a challenging or uncomfortable situation
Örnekler
The difficult regulations created barriers for new businesses entering the market.
Zor düzenlemeler, pazara giren yeni işletmeler için engeller yarattı.
03

zor, inatçı

(of a person) hard to deal with, often stubborn or not willing to cooperate

unmanageable

Örnekler
She was a difficult child when she was younger.
O daha gençken zor bir çocuktu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store