difficult
di
ˈdɪ
di
ffi
fi
cult
kəlt
kēlt

"difficult"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

difficult
01

zor

needing a lot of work or skill to do, understand, or deal with 
difficult definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most difficult
karşılaştırma derecesi
more difficult
derecelendirilebilir
Örnekler
Solving complex mathematical equations can be difficult without a strong understanding of mathematical principles. 

Matematiksel prensipleri iyi anlamadan karmaşık matematik denklemlerini çözmek zor olabilir.

02

sorun yaratan

creating a challenging or uncomfortable situation 
Örnekler
The difficult living conditions in the remote village made it hard for families to thrive. 

Uzak köydeki zor yaşam koşulları, ailelerin gelişmesini zorlaştırdı.

03

zor, inatçı

(of a person) hard to deal with, often stubborn or not willing to cooperate 

unmanageable

Örnekler
She’s always difficult when we try to make plans. 

Plan yapmaya çalıştığımızda her zaman zor olur.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store