Ara
difficult
01
zor
needing a lot of work or skill to do, understand, or deal with
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most difficult
karşılaştırma derecesi
more difficult
derecelendirilebilir
Örnekler
Understanding Shakespearean language in his plays can be difficult for high school students.
Shakespeare'in oyunlarındaki dilini anlamak lise öğrencileri için zor olabilir.
02
sorun yaratan
creating a challenging or uncomfortable situation
Örnekler
The difficult regulations created barriers for new businesses entering the market.
Zor düzenlemeler, pazara giren yeni işletmeler için engeller yarattı.
03
zor, inatçı
(of a person) hard to deal with, often stubborn or not willing to cooperate
Örnekler
She was a difficult child when she was younger.
O daha gençken zor bir çocuktu.
Leksikal Ağaç
difficultness
difficult



























