devout
Pronunciation
/dɪˈvaʊt/

"devout"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

devout
01

dindar

believing firmly in a particular religion
devout definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most devout
karşılaştırma derecesi
more devout
derecelendirilebilir
Örnekler
The village is known for its devout population, with many residents participating in religious ceremonies.
Köy, dindar nüfusuyla tanınır, birçok sakin dini törenlere katılır.
02

içten

sincere or earnest in one's beliefs, convictions, or principles
Örnekler
The professor was a devout defender of academic freedom, passionately advocating for the right to free inquiry.
Profesör, akademik özgürlüğün sadık bir savunucusuydu, özgür araştırma hakkını tutkuyla savunuyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store