to detain
de
di
tain
ˈteɪn
tein
deraindetraindestain

"detain"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to detain
01

tutuklamak

to officially hold someone in a place, such as a jail, and not let them go 
Transitive: to detain sb
to detain definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
detain
3. tekil kişi
detains
şimdiki zaman ortacı
detaining
basit geçmiş zaman
detained
geçmiş zaman ortacı
detained
Örnekler
The immigration officers have the authority to detain individuals entering the country illegally. 

Göçmenlik memurlarının ülkeye yasa dışı giren bireyleri gözaltına alma yetkisi vardır.

02

tutmak, alıkoymak

to hold someone or something back, preventing further action or movement 
Transitive: to detain sb
Örnekler
The storm detained us at the airport for several hours. 

Fırtına bizi havaalanında birkaç saat alıkoydu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store