Ara
destined
01
kaderinde olan, alnına yazılmış
certain to happen, especially in a way that seems controlled by fate
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
She felt destined to travel the world.
Dünyayı dolaşmaya yazgılı olduğunu hissetti.
02
yönelmiş, gidecek
headed in a certain direction
Örnekler
The refugees were destined to settle in the neighboring country.
Mülteciler, komşu ülkede yerleşmeye mecbur edilmişti.
Leksikal Ağaç
destined
destine



























