destined
Pronunciation
/ˈdɛstɪnd/

"destined"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

destined
01

kaderinde olan, alnına yazılmış

certain to happen, especially in a way that seems controlled by fate
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
She felt destined to travel the world.
Dünyayı dolaşmaya yazgılı olduğunu hissetti.
02

yönelmiş, gidecek

headed in a certain direction
Örnekler
The refugees were destined to settle in the neighboring country.
Mülteciler, komşu ülkede yerleşmeye mecbur edilmişti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store