Ara
to desiccate
Örnekler
She desiccated the herbs to use them in cooking throughout the year.
O, yıl boyunca yemeklerde kullanmak için otları kurutmuştu.
02
kurumak
to lose moisture and become dried up
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
desiccate
3. tekil kişi
desiccates
şimdiki zaman ortacı
desiccating
basit geçmiş zaman
desiccated
geçmiş zaman ortacı
desiccated
Örnekler
The scientist observed how the fruit desiccated after being left in the vacuum chamber.
Bilim insanı, meyvenin vakum odasında bırakıldıktan sonra nasıl kuruduğunu gözlemledi.
03
kurutmak, susuzlaştırmak
to make thoroughly dry
Örnekler
The relentless sun began to desiccate the once fertile valley.
Amansız güneş, bir zamanlar verimli olan vadiyi kurutmaya başladı.
desiccate
01
kurumuş, cansız
lacking energy, passion, or liveliness
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most desiccate
karşılaştırma derecesi
more desiccate
derecelendirilebilir
Örnekler
The lecture was so desiccate that half the class fell asleep.
Ders o kadar kuru idi ki sınıfın yarısı uyuyakaldı.
Leksikal Ağaç
desiccated
desiccation
desiccate



























