Ara
to desiccate
Örnekler
The scientist had desiccated the plant specimens for use in research.
Bilim insanı, araştırmada kullanılmak üzere bitki örneklerini kurutmuştu.
02
kurumak
to lose moisture and become dried up
Örnekler
The lake began to desiccate after years of overuse and climate changes.
Göl, yıllarca aşırı kullanım ve iklim değişikliklerinden sonra kurutulmaya başladı.
03
kurutmak, susuzlaştırmak
to make thoroughly dry
Örnekler
Prolonged exposure to air can desiccate delicate plant specimens.
Havaya uzun süre maruz kalmak, narin bitki örneklerini kurutabilir.
desiccate
01
lacking energy, passion, or liveliness
Örnekler
Their relationship had become desiccate, surviving only out of habit.
Leksikal Ağaç
desiccated
desiccation
desiccate



























