Ara
to cuddle
01
kucaklamak
to hold close in one's arms or embrace affectionately, especially in a loving or comforting manner
Intransitive
Transitive: to cuddle sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
cuddle
3. tekil kişi
cuddles
şimdiki zaman ortacı
cuddling
basit geçmiş zaman
cuddled
geçmiş zaman ortacı
cuddled
Örnekler
The couple enjoys cuddling together under a warm blanket during cold winter nights.
Çift, soğuk kış gecelerinde sıcak bir battaniyenin altında birlikte kucaklaşmaktan hoşlanır.
02
kucaklaşmak, sarılmak
to settle into a snug, warm, and comfortable position
Intransitive
Örnekler
They cuddled in front of the fireplace, sharing a quiet evening.
Şömine önünde kucaklaştılar, sessiz bir akşam geçiriyorlardı.
Cuddle
01
kucaklama, sevecen kucak
a close and affectionate (and often prolonged) embrace
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
cuddles
Leksikal Ağaç
cuddling
cuddle



























