contagious
con
kən
ken
ta
ˈteɪ
tey
gious
ʤəs
ces
/kənˈteɪdʒəs/

"contagious"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

contagious
01

bulaşıcı

(of a disease) transmittable from one person to another through close contact
contagious definition and meaning
Örnekler
Healthcare workers take precautions to prevent the spread of contagious illnesses in hospitals.
Sağlık çalışanları, hastanelerde bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için önlemler alır.
02

bulaşıcı, geçici

(of feelings, behaviors, or effects) spreading easily or rapidly from one person to another
Örnekler
His optimism was contagious even in difficult times.
İyimserliği zor zamanlarda bile bulaşıcıydı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store