Ara
constantly
Örnekler
She constantly reminded herself to stay focused on her goals.
O, hedeflerine odaklanmayı sürekli olarak kendine hatırlatıyordu.
02
sürekli, devamlı
in a steady or unchanging way over time
Örnekler
Her routine was constantly the same each morning.
Onun rutini her sabah sürekli aynıydı.
Leksikal Ağaç
constantly
constant
const



























