Ara
compulsive
01
zorlayıcı
(of a behavior or action) driven by an irresistible urge, often repetitive or excessive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most compulsive
karşılaştırma derecesi
more compulsive
derecelendirilebilir
Örnekler
His compulsive need to check the locks on the doors multiple times before leaving the house caused him significant distress.
Evden çıkmadan önce kapıların kilitlerini defalarca kontrol etme kompulsif ihtiyacı ona önemli sıkıntı yaşattı.
02
kompulsif, durdurulamaz
(of a person) driven by an uncontrollable urge to perform repetitive or excessive behaviors
Örnekler
The compulsive shopper couldn't resist buying items even when they weren't needed.
Kompulsif alışveriş yapan kişi, ihtiyaç duymadığı şeyleri bile satın almaktan kendini alamadı.
03
bağımlılık yapan, büyüleyici
having such an engaging or exciting nature that it captures your attention completely
Örnekler
The new documentary series is a compulsive watch; each episode is more fascinating than the last.
Yeni belgesel dizi bağımlılık yaratan bir izleme deneyimi; her bölüm bir öncekinden daha büyüleyici.
Leksikal Ağaç
compulsively
compulsiveness
compulsive
compuls



























