Ara
Colleague
01
meslektaş
someone with whom one works
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
colleagues
Örnekler
My colleague shared valuable insights during the meeting, which helped us refine our strategy for the upcoming quarter.
Meslektaşım, toplantı sırasında değerli bilgiler paylaştı ve bu da önümüzdeki çeyrek için stratejimizi iyileştirmemize yardımcı oldu.
02
meslektaş
an individual in the same profession or job as another person
Örnekler
At the lawyers ' convention, she met many of her colleagues from various law firms.
Avukatlar kongresinde, çeşitli hukuk bürolarından birçok meslektaşıyla tanıştı.



























