Ara
to chirp
01
cıvıldamak
to utter the short sharp sound characteristic of a bird or an insect
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
chirp
3. tekil kişi
chirps
şimdiki zaman ortacı
chirping
basit geçmiş zaman
chirped
geçmiş zaman ortacı
chirped
Örnekler
The sparrows chirped outside the window, creating a soothing melody.
Serçeler pencerenin dışında cıvıldıyordu, huzur verici bir melodi yaratıyordu.
02
cıvıldamak, şakımak
to speak or make sounds in a lively, high-pitched manner
Intransitive
Örnekler
As the news broke, she could n't help but chirp with enthusiasm.
Haber yayılırken, heyecanla cıvıldamaktan kendini alamadı.
Chirp
01
civciv
a short sharp sound characteristic of a bird or an insect
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
chirps



























