cautious
cau
ˈkɔ:
kaw
tious
ʃəs
shēs
captious

"cautious"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

cautious
01

tedbirli

(of a person) careful to avoid danger or mistakes 
cautious definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most cautious
karşılaştırma derecesi
more cautious
derecelendirilebilir
Örnekler
She walked with cautious steps along the icy sidewalk, mindful of the slippery surface. 

Buzlu kaldırımda kaygan yüzeyin farkında olarak dikkatli adımlarla yürüdü.

02

tedbirli, ihtiyatlı

avoiding overindulgence or unnecessary risk 
Örnekler
He is cautious in his spending to save for the future. 

Geleceği için para biriktirmek amacıyla harcamalarında dikkatli davranıyor.

Cautious
01

tedbirli olanlar, ihtiyatlılar

people who are habitually careful, fearful, or inclined to avoid risk 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The cautious in the village rarely ventured beyond familiar paths. 

Köydeki ihtiyatlılar nadiren tanıdık yolların ötesine çıkarlardı.

Leksikal Ağaç

cautiously
cautiousness
incautious
cautious
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store