casually
ca
ˈkæ
sua
ʒuə
zhooē
lly
li
li
carnallycausally

"casually"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

casually
01

gelişigüzel biçimde, rahat bir şekilde

in an informal and relaxed manner 
casually definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
durum zarfı
Örnekler
She casually leaned against the wall, sipping her drink. 

O, içkisini yudumlarken rahatça duvara yaslandı.

1.1

kayıtsızca, umursamazca

without enough care, concern, or attention 
Örnekler
He casually dismissed the warning without reading it. 

Uyarıyı okumadan kayıtsızca reddetti.

02

ara sıra, gayri resmi olarak

on an irregular or occasional basis, often without long-term involvement 
Örnekler
I work casually at the café on weekends. 

Hafta sonları kafede ara sıra çalışıyorum.

03

rahat bir şekilde, bağlılık olmadan

in a non-serious, emotionally detached manner, especially in dating or relationships 
Örnekler
He's been casually seeing someone he met online. 

Çevrimiçi tanıştığı biriyle gayet rahat görüşüyor.

3.1

kayıtsızca, umursamaz bir şekilde

in a way that hides real feelings or importance, as if something is not a big deal 
Örnekler
"Just wondering," she said casually, trying to sound indifferent. 

"Sadece merak ediyorum," dedi rahatça, kayıtsız görünmeye çalışarak.

04

rahat, çaba göstermeden

in a way that is easygoing and doesn't require much effort, skill, or time 
Örnekler
The trail is casually designed for beginner hikers. 

Patika, acemi yürüyüşçüler için rahatça tasarlanmıştır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store