Ara
calm
01
sakin
not showing worry, anger, or other strong emotions
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
calmest
karşılaştırma derecesi
calmer
derecelendirilebilir
Örnekler
In the face of adversity, she approached the challenge with a calm mindset.
Zorluğun karşısında, meydan okumaya sakin bir zihinle yaklaştı.
1.1
durgun
describing the weather when there is no wind or storm
Örnekler
The lake remained calm, reflecting the mountains perfectly.
Göl sakin kaldı, dağları mükemmel bir şekilde yansıttı.
to calm
01
sakinleştirmek
to make someone become relaxed and quiet
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
calm
3. tekil kişi
calms
şimdiki zaman ortacı
calming
basit geçmiş zaman
calmed
geçmiş zaman ortacı
calmed
Örnekler
The counselor calmed the distressed individual during the therapy session.
Danışman, terapi seansı sırasında sıkıntılı bireyi sakinleştirdi.
1.1
sakinleştirmek, yatıştırmak
cause to be calm or quiet as by administering a sedative to
1.2
sakinleşmek
become quiet or calm, especially after a state of agitation
02
istikrar bulmak
make steady
Calm
01
sakinlik, dinginlik
steadiness of mind under stress
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Leksikal Ağaç
calmly
calmness
calm



























