Ara
to addle
01
şaşkına dönmek
to make someone unable to think clearly
Örnekler
The heat seemed to addle everyone's judgment.
Sıcaklık herkesin muhakemesini bulandırıyor gibiydi.
02
çürümek
(especially of eggs or organic matter) to go bad
Örnekler
Farmers used to check for addled eggs before selling them.
Çiftçiler eskiden onları satmadan önce bozulmuş yumurtaları kontrol ederdi.
Leksikal Ağaç
addled
addle



























