broody
broo
ˈbru:
bru
dy
di
di
bloody

"broody"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Broody
01

kuluçka tavuk

a hen that sits on her eggs with the intention of hatching them 
broody definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
singular
gender specific
çoğul biçim
broodies
dişil tekil
broody
neutral form
brooding bird
broody
01

kuluçkaya yatmak isteyen

physiologically ready to incubate eggs 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
broodiest
karşılaştırma derecesi
broodier
derecelendirilebilir
alan
biology, animals, reproduction
02

dalıp gitmiş, düşünceli

quietly thoughtful, often because of unhappiness or disappointment 
Örnekler
He looked broody after the argument with his friend. 

Arkadaşıyla tartıştıktan sonra düşünceli görünüyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store