breeze
breeze
briz
briz
wheezeuneasefriezesleaze

"breeze"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Breeze
01

esinti

a gentle and usually pleasant wind 
breeze definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
breezes
Örnekler
He took a deep breath, enjoying the fresh mountain breeze. 

Derin bir nefes aldı, taze dağ esintisinin tadını çıkardı.

02

kolay zafer

something that is easy to do or accomplish 
Örnekler
The exam was a breeze; I finished it in half the time. 

Sınav çocuk oyuncağıydı; yarısı kadar sürede bitirdim.

to breeze
01

hafifçe esmek, okşamak (bir esinti gibi)

blow gently and lightly 
to breeze definition and meaning
02

kolayca ilerlemek, rahatça ilerlemek

to proceed quickly and easily 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
breeze
3. tekil kişi
breezes
şimdiki zaman ortacı
breezing
basit geçmiş zaman
breezed
geçmiş zaman ortacı
breezed
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store