Ara
Breeze
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
breezes
Örnekler
The lake was calm with only a slight breeze disturbing the water surface.
Göl sakin idi, sadece hafif bir esinti su yüzeyini hareketlendiriyordu.
02
kolay zafer
something that is easy to do or accomplish
Örnekler
Running a 5k felt like a breeze after months of training.
Aylarca süren antrenmanlardan sonra 5 km koşmak çocuk oyuncağı gibi geldi.
to breeze
01
hafifçe esmek, okşamak (bir esinti gibi)
blow gently and lightly
02
kolayca ilerlemek, rahatça ilerlemek
to proceed quickly and easily
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
breeze
3. tekil kişi
breezes
şimdiki zaman ortacı
breezing
basit geçmiş zaman
breezed
geçmiş zaman ortacı
breezed
Leksikal Ağaç
breezy
breeze



























