breeze
breeze
briz
briz
/briːz/

"breeze"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Breeze
01

esinti

a gentle and usually pleasant wind
breeze definition and meaning
Örnekler
The lake was calm with only a slight breeze disturbing the water surface.
Göl sakin idi, sadece hafif bir esinti su yüzeyini hareketlendiriyordu.
02

kolay zafer

something that is easy to do or accomplish
Örnekler
Running a 5k felt like a breeze after months of training.
Aylarca süren antrenmanlardan sonra 5 km koşmak çocuk oyuncağı gibi geldi.
to breeze
01

hafifçe esmek, okşamak (bir esinti gibi)

blow gently and lightly
to breeze definition and meaning
02

kolayca ilerlemek, rahatça ilerlemek

to proceed quickly and easily
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store