breakout
break
ˈbreɪk
breyk
out
aʊt
aut
/bɹˈe‍ɪka‍ʊt/

"breakout"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Breakout
01

firar, kaçış

an escape from prison or jail
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
breakouts
Örnekler
The breakout involved several inmates from the high-security prison.
Firar yüksek güvenlikli hapishaneden birkaç mahkumu içeriyordu.
02

topu savunmadan hücuma çıkarma, hücum başlangıcı

the act of moving the ball from defense to offense to start an attack in lacrosse
Örnekler
The defensemen work on their passing skills to facilitate smooth breakouts.
Savunma oyuncuları, sorunsuz çıkışlar sağlamak için pas becerileri üzerinde çalışır.
breakout
01

büyük çıkış

suddenly experiencing a smashing success or becoming extremely popular
Dialectamerican flagAmerican
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most breakout
karşılaştırma derecesi
more breakout
derecelendirilebilir
to breakout
01

patlak vermek, başlamak

to start suddenly, typically referring to the sudden occurrence or spread of a disease
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
out
temel fiil
break
şimdiki zaman
break out
3. tekil kişi
breaks out
şimdiki zaman ortacı
breaking out
basit geçmiş zaman
broke out
geçmiş zaman ortacı
broken out
Örnekler
Authorities declared a state of emergency when the disease broke out.
Hastalık patlak verdiğinde yetkililer olağanüstü hal ilan etti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store