Ara
Fresh air
01
taze bir hava, yenilik getiren bir rüzgar
a refreshing change that brings new energy, ideas, or improvement to a situation
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
Traveling abroad gave him the fresh air he needed to rethink his career.
Yurtdışına seyahat etmek, kariyerini yeniden düşünmesi için ihtiyaç duyduğu temiz havayı ona verdi.
02
temiz hava, taze hava
clean and natural air from outside that feels good to breathe
Örnekler
The park is a great place to enjoy fresh air.
Park, temiz havanın keyfini çıkarmak için harika bir yerdir.



























