brat
brat
bræt
brāt
bractbrant

"brat"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Brat
01

arsız çocuk

a spoiled, badly behaved, or selfish child 
brat definition and meaning
saldırgan
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
brats
Örnekler
The little brat threw a tantrum in the store when denied candy. 

Küçük şımarık şeker verilmediğinde mağazada öfke nöbeti geçirdi.

02

yüzsüz, arsız

a confident, rebellious person, often female, with a sassy or carefree attitude 
brat definition and meaning
argo
Örnekler
That brat walked into the room owning every moment. 

O velet odaya her anı sahiplenerek girdi.

03

küçük domuz sosisi, domuz sucuğu

a small pork sausage 
Örnekler
At the family reunion, we grilled brats alongside burgers and corn on the cob. 

Aile birleşiminde, hamburgerler ve koçan üzerinde mısırın yanında bratwursts ızgara yaptık.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store