acutely
a
ə
ē
cute
ˈkju:t
kyoot
ly
li
li
astutely

"acutely"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

acutely
01

yoğun bir şekilde, keskin bir şekilde

in a highly sensitive or intense way 
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
She was acutely aware of every sound in the empty house. 

O, boş evdeki her sesin şiddetle farkındaydı.

02

keskin bir şekilde, derinlemesine

in a wise, insightful, or sharply perceptive manner 
Örnekler
The detective acutely observed the subtle clues others missed. 

Dedektif, diğerlerinin kaçırdığı ince ipuçlarını keskin bir şekilde gözlemledi.

03

şiddetle

with a rapid and sudden onset, usually physical or medical 
Örnekler
The patient's fever rose acutely within a few hours. 

Hastanın ateşi birkaç saat içinde ani bir şekilde yükseldi.

04

şiddetle

with a sharp or steep angle 
Örnekler
The mountain peak rose acutely against the sky. 

Dağ zirvesi gökyüzüne karşı sivri bir şekilde yükseldi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store